17 Mart 2012 Cumartesi

18 Mart, Çanakkale


1915 baharında, Batı Cephesi'nde savaş çıkmaz içindedir.  Winston Churchill ve Lord Kitchener de dahil olmak üzere Müttefik liderler,  çözüm bulmak  için haritaları açtılar. Akdeniz'den İstanbul'a geçiş veren  Çanakkale Boğazı onların dikkatini çekti.  Karadeniz üzerinden Rusya'ya bir yol açmak, 
İstanbul ve Boğazları ele geçirmek anlamındaydı. Bilmedikleri bir şey vardı: Türk olmanın gücü!..

Bu tarihi unutmamak için, stratejileri, acıları, hırsları, düşmanlıkları, ırkçılığı bir daha hatırlamamak üzere unutmak gerek.  Bu felaketin yaşanmasına sebep  olan halklar, insanlar değil, vicdansız, yüreksiz politikalardır. 
İnanmak istiyorum, inanıyorum ki bir gün birbirimizden farkımız olmadığını anlayacağız. Bir gün, canımızın acısı, gözyaşlarımız, kayıplarımız, sevinçlerimizin  farklı olmadığını anlayacağız.  Bir gün İnsan olmayı öğreneceğiz...  Bir gün bunun en muhteşem zafer, en büyük zenginlik olduğunun farkına varacağız...

Mustafa Kemal Atatürk'ün büyük yüreğini anlamadıysak:

"Bu Memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler  Mehmetçiklerle yanyana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır,  huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."

inanıyorum ki, bir gün anlayacağız...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder