24 Mart 2012 Cumartesi

Aile Ziyaretleri

Kısa cümleler, uzun sessizlikler arasında kahvenin kokusu asılı kalır havada, sorular sorulur, tükenir  cevaplar...

Aile ziyaretlerinde sıkılır insan, öyle sıradan bir sıkıntı değil, bambaşka. Kapı açılır girersin, selamlaşma faslı geçer, oturur herkes. Karşılıklı hal hatır  sorulur, cevaplar verilir, çikolata, kahve ikram edilir.   Bir müddet sonra sıkıntılı bir sessizlik yerleşir havaya, elini ayağını koyacak yer bulamazsın,  konuşacak bir şeyler hatırlamaya çalışırsın, bir türlü  aklına gelmez.  Odanın içinde döne döne uçuşan gülümseyen yüzler gördüğünü sanırsın ve  gittikçe  ağırlaşır sessizlik. 
Havadan sudan bir sohbet kapısı açılır, nefesini  yavaşça bırakıp biraz daha yerleşirsin.   Birden  bir çift elin kırışıklarına takılır bakışın,  hayatın yorgun  izleri.  Kararsız, sevecen bir sitemin  yanaklarında başlattığı küçük yangının içine dağılıp büyüdüğünü  hissedersin, çıra gibi alev alev yanarsın.  Söyleyecek ne çok şeyleri olduğunu anlarsın, işte o sıkıntılı sessizlikten.  Yaşanmışlıklarını yaşatmamayı nasıl da çok istediklerini, yapamadıklarını  yapmamızı...  Biz ise bir türlü seslendiremedikleri  şefkatlerine bakıp, sessizliğe dönmek istiyoruz, bir an evvel...  

eylül

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder