19 Mart 2012 Pazartesi

Çakal'ın Vakti



"Çakal, köpekgiller  familyasından küçük avcı ve leşçil  türü canlıdır. Çakallar akşamları ulurlar ve  insanlar çakalın ulumasını genellikle sırtlanınkinden  daha ürkütücü bulurlar. Çakallar, kuyruk dibindeki bir bezin salgısı nedeniyle etraflarına pis bir koku yayar. Açık arazilerde yaşamakla birlikte, çoğu kez  yerleşme yerlerinin çevresine kadar sokulur. Gündüzleri genellikle çalılıkların, ağaçlıkların arasına gizlenir, alacakaranlıkta avlanmaya çıkarlar. Bazen  yalnız, bazen çiftler ya da sürüler halinde yaşar, buldukları küçük hayvanlar ya da leşleri yiyerek  beslenirler. Sürüler halinde dolaştıklarında antilop ya da  büyük hayvanları avladıkları da olur. Yalnızken bazen aslan bazen kaplan gibi yırtıcıların ardından giderek bu hayvanların ardından kalanları yerler..."

... ve Hayat devam eder.

Paramparça olduğunu hissedersin, onlarca parçan dağılmış her yöne, sızlar ruhun, derin çok derin bir acı kıvranır içinde.  Dağıldını görürsün, kırpıldığını,  gücün damla damla akıp gider, haykıramazsın, dilin damağın kuruyup yapışmış.  Gözlerini kapatırsın, teslim olmak değil,  sadece kapatıp sımsıkı tutunursun yüreğine. Onu en yüksek surların ardında, en derin dehlizlerde, okyanusun dibinde saklamak istersin.  Üstüne ruhunu örtüp bırakırsın kendini  leş yiyicilerine, ölümsüzsün çünkü, sonsuzsun...

eylül

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder