20 Mayıs 2012 Pazar

En İstanbul

Hiç kıyaslamadım farklı yılların İstanbul'unu.  Semtlerin, yolların, mekanların iyi veya kötü hallerini düşünmedim.  Hep güzel göründü bana  bu rengarenk şehir. Bazen küstah ve kibirli, bazen ise sahiplenici ve sevecen yüzünü gösterdi.  Duygularımla oynaşmayı pek de iyi bildi. 
İstanbul'un nefes alışlarında nutkum tutulmuştur her daim. Kah eli öpülesi, yılları sırtlanmış bir öke gibidir, kah yerinde duramayan şımarık bir kız çocuğu ,  bağrıma basasım gelir.   Panayır yerlerinde kalbini bırakan şuh bir roman kadını, Marmara'da sevdanın hüznünden boğulan kadersiz bir yetim.  Her yüzü bir başkadır İstanbulun, değişmeyen bir tek şey var: Aşk kokar,  isimsiz, şekilsiz, sonsuz, masmavi.

eylül



Ahh, İstanbul...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder