17 Ağustos 2012 Cuma

Anlarımız

Acı - tatlı, sevinçli - hüzünlü anlarımız, unutulmayan - unutulan  zamanlarımız, buluşan-buluşmayan kaderlerimiz, kayıplarımız, hayatımız.  İlk çocuk yıllarımız, şaşkın
ergenliğimiz, isyankar gençliğimiz,  temkinli olgunluğumuz: zamanın içindeki yolculuğumuz.  Kim ve nerede olursak olalım yaşadaklarımızın tümü, sadece bir defalık
ziyarete gelen,  bizim anlarımız. Tekrarı yok hayatın, tekerrür eden zaaflarımız, cesaretimiz, dirayet ve korkaklığımız,  bu dünyada bir başka Sen yok.
Çocukluğun sokağında hiç mi koşturmadın, dizlerindeki yaralar kabuk tutmadı mı, anne kucağında gözyaşın dinmedi mi?..  Kalbin ürkek bir serçe misali çırpınmadı
mı,  duygu denizinde uykusuz gecelerin boğulmadı mı?..  Kelebek kovalamadın mı, eve hiç mi geç kalmadın, komşunun bahçesinden  hiç mi meyve aşırmadın?..
Ayrılıkların, kavuşmaların, neşeli, sorumsuz, şakacı, sırtına duvara dayayıp hıçkıra hıçkıra ağladığın günlerin olmadı mı?..  Hepsi hayatının anları, terk mi ettin?..
Zamanımız, anlarımız...

eylül

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder