23 Ekim 2012 Salı

Hayat var




Birbirimizden çok farklıyız; sevinçlerimiz, korkularımız, beklentilerimiz, vazgeçme sebeplerimiz, ten rengimiz bile farklı.  Biz ise iki kelam edip, muhabbette anlaşınca,  "insanız sonuçta" diyerek, benzerliklerimizi tokuşturmaya bayılırız. Yaradan'ın ilk sınaması bu olmalı: farklılıklarımız; keşke bunun farkında olup yaşasak, değişen çok  şey olurdu, üstelik özene bezene yaratılmışız, ihtiyacımız olan herşey  içimizde...
Gözlerimi sımsıkı kapatıp denizinin dalgalı sallantısında olduğumu hayal ediyorum.  Sonsuzluğun kıyısına ulaşmak için  yüzlerce, binlerce sandalın kürekleri çekiliyor...
Gözlerimi yumuyorum, yaşlı bir ormanda olduğumu hayal ediyorum. Gölgelerin içindeki canavarlara rağmen ışığa varmak için sancılı adımlar atılıyor... 

Yüreğin sesini bir başka yürek duyabilir sadece, ne akıl ne fikir ile anlaşılabilir yürek dili.  Halini ne kadar anlatsa da, satır satır yağsa da Ruh'un insandaki sırrı  çözülmez, tutunduğun Aşk olmadıkça...

eylül

1 yorum:

  1. Farklılıklar mutlaka olacak, anne-evlat, iki kız kardeş bile gün geliyor, an geliyor birbiriyle zıtlaşıyor, çatışıyor hatta birbirinin kalbini kırıyor. Ama insanoğlunun/kızının özene bezene yaratıldığına katılmıyorum sevgili Eylül, gazete haberlerini okumak yeterli, hani o söz var ya 'yaratılanı sev yaratandan ötürü' nesini seveyim ya öz kızına/oğluna tecavüz edeni? Ya da bir köpeği, kediyi tinerle yakanı? Nesini seveyim eşeğe, köpeğe tecavüz edeni? Bunu da aynı yaratan yaratmış! Ha bir tane, iki tane de değil, binlerce, milyonlarca..o yüzden öyle özene bezene yaratıldığımızı düşünmüyorum, yaratılmışız işte bir şekilde ve kimimiz iyi, kimimiz canavar, sapık...yani sırf insan denen canlı türü de değil mesela Kobra yılanının nesini seveyim? Bu laf bana hiç de mantıklı gelmiyor:)Çok mu kötümserim bugünlerde bilemiyorum....

    YanıtlaSil