13 Eylül 2015 Pazar

Aslı'nın Günlüğü: Hayat bir boşluk


Hayat, çözmem gereken bir bilmeceydi

Çocuk aklımda sorular birikirdi: büyükler neden bu kadar telaşlı?  Neden hep aceleleri
var, kızgınlıkları kime?  Büyürken yine sorular vardı: doğru ne, yanlış ne, insanların
aklından geçenler ne?.. Büyümek için acele ettim, sanırdım ki özgür olmamı
kolaylaştıracak.  Sanırdım ki, sihirli bir değnek elime geçecek. Çocuk aklı, hayatı
bilmeme imkan yoktu. Şimdi de bilmem ya, o da bir başka hal...


Yıllarca yazdım, karaladıklarımın sayısını aklımda tutmadan yazdım.  Hayatı evirip
çevirip, kalemimi duyguların her rengine batırıp satırlara döktüm.  Umutla, hasretle,
Aşk, sevinç ve coşkuyla. Şaşkınlıkla, hüzünle, utançla, kahrolarak, hayatın getirdiği,
dokunduğu, var ve yok ettiği herşeyin sesine kulak verip yazdım. Ruhumun sarsıntılarını
yazdım, gözlerimle görmek  ve anlamak için Hayatı...


Hayatın; teslim olduğum-kaçtığım, nefes aldığım-tuttuğum, kah cennet, kah cehennem
olduğunu anladım. Yeryüzüne nefesimin hakkını vermeye geldiğimi, ne olursa olsun 
yaşamak zorunda olduğumu anladım. Hayatım; seçtiğim-seçmediğim, olduğum-olmadığım
herşeyin toplamı, bu gezegendeki yolculuğum.  Yürekli yaşamanın kolay olmadığını, 
korkunun insanca, hata etmek kusur değil, ders olduğunu anladım.  Tüm bunlarla birlikte 
bu bilmeceyi çözemeyeceğimi, karmaşık olanın hayat değil insan olduğunu anladım.

eylül

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder