28 Ekim 2015 Çarşamba

Cumhuriyet

Vatan Türkiye,  aziz şehitlerin kutsal emaneti,
Unutma!..

Satılık değil,
Mirasyedi payı değil. 












27 Ekim 2015 Salı

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun!..

Duyduğum heyecanı, coşkuyu yazabilmek isterdim.
Onur duyuyorum, Mustafa Kemal'in kurduğu Cumhuriyet ile!..
Bayramımız Kutlu Olsun!..






"Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir."

"Bugün hepimize düşen ortak görev; ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet'e sahip çıkmak, Çanakkale'yi, Kurtuluş Savaşı'nı kazanan  ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır. Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir."

"İstiklal, istikbal, hürriyet, herşey adaletle kaimdir!"

"Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz."


"Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım."


Mustafa Kemal ATATÜRK




25 Ekim 2015 Pazar

Bozcaada




















ve fazlası...

İnsan



Onu tanıyor muyum diye sorsalar, yarısı çözülmüş bulmaca gibi, derim.  Esrarengiz kalan yanları var.  Adı, yeri, ırk, zihniyet, hali vakti: hepsi bir arada derim.  Tanıyorum deyip güvendiğim, tanımayıp  hayal kırıklığına uğradığım birisi: İnsan.

Özgür olmak,  nadir bir durum, yaşanır sadece...

Yargılardan çekindiğinden düşüncelerini seslendirip yazmaktan vazgeçer.
Televizyon karşısında oturup gidemeyeceği şehirleri, sahilleri anlatan belgeseller izler. Hiç tatmadığı  tarifleri yazmak için kağıt kalem aranıp, yayın akışı yüzünden kaçırdıklarına hayıflanır. Hayalini kurduğu  ne varsa birilerinin yaşamı olduğu gerçeği ile yüzleşse de görmezden gelir.
Çocuğuna hayallerini yükler, hayatının içine alır. Fikrilerini işler, yaşanmışı yaşatır...

Tüm bunların ortasında, "ben hürüm" der. O bir İnsan...


eylül



12 Ekim 2015 Pazartesi

5 Ekim 2015 Pazartesi

Kağıt kalıpta çikolatalı kek




Gereken malzeme: 2 orta boy yumurta 4 kahve fincanı şeker 2 kahve fincanı sıvı yağı 3 kahve fincanı yoğurt 6 kahve fincanı un 1 kahve fincanı kakao Kabartma tozu, limon(portakal) kabuğu rendesi İçine: yaban mersini madlen çikolata( ortasına gelecek şekilde yerleştirilir) Üstüne: 150 gr damla çikolata, 30 gr tereyağı







4 Ekim 2015 Pazar

Uyandığında, büyü bozulur

Mutsuz insan manzarası var hayatın,  mutlu kalbinden dolayı.  Her sabah, rüyalar diyarı kapıları kapanınca, göğsünün ortasına saplanan hançerdir hayat; Aşk  yüreğinden dolayı. Her gün, savaşın en acımasızında kendinde kalmak için çarpışır, ölüp dirilir benliğin, sadece Aşk için.

Öyle bir silah ki insan; beklentileri, hırsları, sonu gelmeyen aç gözlülüğü, cehaleti. Öyle bir zindan ki; vicdansızlığı, acımasızlığı, kini, nefreti.  Ne işin var burada  dedirten.  Çekip gidemediğin hayatı nereye saklasan?.. 

Hayaller gerçek olacak kadar mütevazi ve yine de ulaşılmaz olduğunda nasıl lanet etmeyeceksin yaşadığına?.. Nasıl isyan etmeyeceksin varlığına?..  Ah.
Soruların cevapsız kaldığında, insanlığın sınıflandırıldığında, köleleştirildiğinde özgürlüğün nasıl nefes alacaksın?.. Her an yüzleştiğin hayata-hediye paketi, köprü altı, kenar mahalle- hayatların hepsine nasıl küfretmeyeceksin?..

Çok basit; nefes alıp vereceksin ve dünyanın etrafında dönmesini isteyeceksin. Yalan üstüne yalan yapıp, iftira üstüne iftira atıp  hepsini  inkar edeceksin.  Uyanık olacaksın, köşelerin tümüne mevzilenip tezgah açacak, işini kuracaksın. Kimseye, kendinden olana bile göz açtırmayacak, tek olacaksın. Yüzyılın insan profili olacaksın...

Olur da bir an uyanırsan, büyü bozulur. 
Hayatı başka görmeye başlarsın. İnsanların maskelerini fark edersin. Kalbini acıtır o anlar. İnsanlığından utanır, kedere boğulursun. Olur ya, yüreğin taş, vicdanın kör  uyanırsan, kan ağlarsın. Gidecek tek yerin Aşk, olur ya... geldiyse...

eylül

eylülNot:

Edebiyat: duygu birikimini yazıya dökmek