7 Mart 2016 Pazartesi

Unisex düşünce(cinsiyet farkı gözetmeme)


Ramazan ve Kurban Bayramı  anneannemin diktiği, dedemin içine madeni paralar koyduğu gül kurusu rengi keseleri hatırlatır. Yılbaşıları annemin sakladığı sürpriz  hediyeyi bulduğum anki çocuksu sevincim gelir aklıma. Kadınlar Gününde en şık tayyörünü giyip iş yerinde tertiplenen kutlama yemeğinden kucak dolusu çiçeklerle dönüşünü hatırlatır bana.  Adı konan günlerin tümüne birer anı iliştirmek mümkün değil, lakin bazı anılar belli ki daha derin iz bırakmış.

Günün anlamı hakkında yıllar yıllar yazılıp çizilir, bu konuda tekrar yapmak aklımın ucundan geçmez ve bu muhalif olduğum anlamına gelmez.  Zaten tek bir gün kadına, anneye, babaya, sevgiliye, hekime, öğretmene, tiyatrocuya...vs  değerli olduklarını ifade etmeye yetmez.
Herşeyi bir yana bırakıp cinsiyetçi bakış açısına sahip olmadığımı ifade etmeliyim. Kadın veya erkek, sonuçta İnsan.  Erkeklerden şiddet gören kadınlar, öldürülen kadınlar, sömürülen, ezilen, köleleştirilen kadınlar ve  o erkeği doğuran, büyüten kadınlar.
İnsanlar, kadın veya erkek.

Günde birkaç dakika ayırırım gazetelere göz atmak için , dış ve iç haberlere.  Çok nadir gülümseten, her gün ise utandıran memleketimin haberleri.  Kadının nasıl dövülmesi gerektiğini anlatan videolar, çocuk gelinleri, anne baba, evlat katilleri haberleri.
Eğitimin esirgendiği, edep ve terbiyenin esamesi okunmadığı, ne yazık sermayenin sınıf belirlediği bir düzenin esiri insan, o düzenin sorumlusu da yine insan.
Ne diyebilirim ki?..  Bir de şu var: edebi terbiyeyi, eğitimi verdin, Adam olmamak da var...

eylül




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder