13 Kasım 2016 Pazar

Hayat seni oyalarken yaşadığını unutturur


Yaşamak deyince, senin için anlamını bilemem. Uzun cümlelerle  anlatabilirsin, ben sıkılmadan dinlerim. Benzer noktalarımıza gülümserken, bazen aklım karışabilir, fikirlerini  aykırı bulabilirim. Sen konuşmaktan vazgeçme.
Kafamdaki kütüphaneci sayfaları durmadan çevirmekte.  Oyalanıyor zihnim, ellerim, vücudumun her hücresi.  Hayat hepimize oyun oynuyor, öyle ki yaşadığımızı unutuyoruz.  Kısacık anlar ruhuma dokunuyor, sana olur mu diye merak etmedim değil.  Mucize gibiler, geldiklerinde farkına varırsın.  Hani, mutluluktan, sevinçten kanatlanmış gibi olursun ya, o bile hafif kalır o anların yanında.  Benim anladığım "yaşamak" mucize yağmurunda sırılsıklam olmak, hayat ise ona şemsiye tutmakta. Islanmak gerek...
Bazen içimde bir çok küçük perinin varlığından şüphe ederim. Tıpkı kafamdaki kütüphaneci gibi, dur durak bilmeden koşuşturmaktalar. Hayat tüm ağırlığı ile üzerime geldiğinde tam düşecekken beni ayakta tutan onlar. Güleceksin bana belki. Emin ol ben güldüm. Hatta yüksek ses ile.  Açıkçası hala komik şüphelerim var, beni neşelendiren.  İlginç olan ne, biliyor  musun? Onlar beni hiç üzmezler. Şu an fark ettim ve korktum. Onlarsız ne yapardım diye düştü aklıma.  Issızlıktan korkunç başka ne olabilir?.. İyi ki kaya gibi sert bir kalbim yok. Bu da nereden çıktı diye sorarsan, hislerim öyle dedi.
Muhtemelen sorgulamışsındır hayatı, kim yapmaz ki. Yüzbinlerce, milyonlarca insan bunu her gün yapar. Yine kendince. Yer, zaman, imkan; hepimizin özrü değil mi?.. Oyalanıyor insan.  Yemek yaparsın, el işi filan. Arkadaş toplantıları, ev ziyaretleri, gezmeler, tozmalar. Sonra, kendinle kalırsın ve uzun sürmez. Seni oyalayacak bir başka şey bulursun.
Acaba, bu kadar zor mu kendinle yüzleşmek? Yoksa kaybetmekle mi eşdeğer?  Kaybeden olmak diye bir şey gerçekten var mı?  Ben buna inanmam.  Bakış açısı falan filan diyebilirsin, eyvallah da, beni katma. Nerede kaybedip nerede kazanır  insan? Hayata göre bu sorunun  çok fazla şıkları var.
Gönül okşanmak ister, ego ise alkışlanmak.  Gönlüne iyi bak. Yaşamaktan ne anladığını sordum ya, kendine sor, kendin cevapla, yeter.

eylül


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder