5 Ekim 2011 Çarşamba

Sonbahar, İstanbul, Boğaz


Sonbaharın İstanbul'a çok yakıştığını düşünmüşümdür.  Eylül ayı bir başka gelir buralara. Henüz boşalmamış çay bahçeleri, kaldırım üstü kafeler müdavimleriyle mutlu lakin farklı bir havası olur tüm şehrin.  Daha bir sakin, ağırbaşlı, hatta tatlı, hüzünlü bir eda var sabahlarında. İstanbul'un eylülünde rüzgarın fısıltısı şiirlere dökülür, şarkılar mırıldanır gibi  kıyıya vurur Marmara'nın dalgaları.  Güneş biraz uzaktan göz kırpsa da terk etmez  şehri, tepelerinde saklambaç oynar, bir başka mutlu bu sonbahar zamanı.  İnsanın içinde ister istemez derin bir iç çekişi olur bu mevsim, pastel renkli, kırk yama örtüsüyle, mekan İstanbul ise...
Yaz, şehre gelen yabancı bir sirk çadırı gibi  rengarenk oyuncaklarını toplayıp gitti ya, şimdi nefeslenme vaktidir.

devamı: burada

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder