Kadınlar günü kutlanıyor, coşku ile, sitem ve umutsuzluk ve… öylesine… Her yılın bir günü ayrılmış. Kadının onlarca sıfatı olur, duyguların farklı çeşitleri. Kadın sevgili, anne… ve sorun olur.
Yalnızız yine de…
Hayata dair...
Kadınlar günü kutlanıyor, coşku ile, sitem ve umutsuzluk ve… öylesine… Her yılın bir günü ayrılmış. Kadının onlarca sıfatı olur, duyguların farklı çeşitleri. Kadın sevgili, anne… ve sorun olur.
Yalnızız yine de…
Hayat hakında her ne kadar konuşsak boş. Herkesin farklı fikri var, ortada buluşmak zor. İsterdim ki bu kadar zorlamasa, seçenekleri dayatmasa, bir es verse dilerdim. İstediğini alamayanların durumu ne?
Oysa, çok da seçici değiliz. Az huzur, çokça Aşk yeter hayatı devirip gitmeye…
Hayat siyasetten değil, insanca yaşamak için çabalamaktan ibaret, deneyimlenmiştir…
Sevdik mi milliyetsiz, sınırsız olur. Siyasetsiz, hesapsız, yürekten olur.
eylül
Vefa diye tek semt kalmış. Anlaşılan, değerlere tek tek kıyılmış. Derinden, sinsice, kör, yalan, işlenmiş sebepsiz intikam ile kıyıma gidilmiş. Vahşice, hesapsız ve … kitapsız.
Öğreniyor insan, eğer anlamanın basamağına ulaşırsa. Anlıyor insan, eğer gönül gözüyle bakabilirse.
Laftan ibaret diyenlerin dünyası, yıkım. Çok sesli haykırışların senfonisine sessiz kalanlardır. Duyanların sağır olduğu zamanın parodisi olur hayat. Kıyamet diye tükürüklü söylemlerin peşine takılanların nefeslerini emanet edişleri kıyamet…
Anlaşılır dilde konuşsak da birbirimizi anlamaya yetmez. Yürek gerek, akla, mantığa eşlik edecek.
eylül
https://youtu.be/681cGdUURxM?si=Vh-UddITJBBJOvZ-
Fena sıkışmışım, yerimden kıpırdamıyorum. Televizyonda aksiyon polisiye karışık dizi, yaralınanlara, ölenlere ağlıyorum. Bilinçsizce, içimden gelerek. Anlıyorum, sebep gerekmiş buna. Dolmuş taşmış baraj gibi patlıyorum. Bir şeyler ters gitmiş, belki eksik olan var. Sadece nefes alıyorum. Farkettim ki, derin derin nefesleniyorum. Nedenini sorgulamıyorum, peki neden üzgünüm?
Günler önce birkaç cümle karalayıp yapay zekaya sundum, bana hikaye yazdı. Güldüm. Sonra ürktüm. Daha sonra öfke duydum. Kendimizden, kelimelerimizden uzaklaştığımız için yandım. En azından bu işlerin insanı olmadığımı anladım. Tesellim bu.
Kim kimi kandırıyor diye deli deli düşünmekten, analiz ve yorumlamaktan bitap düştüm. Tükeniyorum. Elimden gelmeyenlerin tutsağı olmuş gibiyim. Sanki yapabilecekmişim gibi kurguların sanalındayım. Oyunun en ama en yıkıcı olanı. Oyun mu?..
Ne diyebilirim ki? Bir yanılsamanın içinde miyiz?..
eylül
Görüyoruz, duyuyoruz,
bakıyoruz, dinliyoruz.
Bazen üzülüp, bazen şaşırıyoruz.
Sevinçler saklanmış,
Sessizlik yerleşmiş.
Sadece umutlar kalmış.
Masmavi, kıpkırmızı, yemyeşil…
Uzun sözün kısası, velhasıl,
Hayallere tutunup, yaşıyoruz.
eylül
Öğretenleri onurlandırma günü bugün. Her yıl bu tarihte içim bir garip olur. Sevinç ile hüzün arasında kalmış bir gülümseme kalır yüzümde. Engel olamam, hislerimi yok sayamam, en azından gün bitene…
Hiç unutmam, ilkokul ikinci sınıftaydım ve şehir değiştirme sebebiyle okul, öğretmen yeni. Çalışan anne, yeni ortam, yeni sıra arkadaşı filan. Öyle bir zaman ve Öğetmenler Günü. Annemin telaşını unutamam, sabah itina ile paketlediği bir kutu çikolatayı çantama koyup, elime de bahçenin çiçeklerinden bir buket tutuşturmuştu. Dediği de : “ öğretmenine teşekkür edip verirsin”… Söylediklerini yaptım elbette. Çiçekleri ve paketi uzatıp teşekkür ettim. Öğretmenim buketi alıp gülümsedi, paketi görünce… “ hediye alamam” deyince… Unutmadım sebepsiz ve gereksiz utancımı. Öyle işte.
Yıllar sonra öğretmenlik mesleğini deneyimledim. Görüşüm ve anlayışım berraklaştı.
Ne güzel bir duygudur bu, öğretmek, kollamak, büyütmek. Hakkıyla, doğruyla, kendinden vererek, ışığını tüketerek aydınlatmak.
Bugün Öğretmenler Günü. Hakkını yüreği ile verenlerin.
eylül
Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ‘e ithafen
Üzgün olabilir, ya da biraz öfkelisin. Canın yanmış, kalbin kırılmış belki.
Solgun, sessiz günlerin, rüyalarına dadanmış kabusların olabilir.
Bir yarın hayatta diğeri nefesini tutmuş; sesler, yüzler, kelimeler uzaklaştıkça, kaybolmuş gibisin . Korkmuş mu, yalnız mı kalmışsın, ağlıyor musun yoksa?
Vazgeçme, ne olur, kendinle kal, çık karanlığından, bir tek adım yeter,
ruhun aydınlanınca gülümsemeyi hatırlarsın.
GÜLÜMSE.
eylül