Çok yıllar öncesine götürür beni. Mayısın ilk günleri, kış ve bahar buluşması. Soğuk mu sıcak mı, kafa karışıklığı. Hıdırellez. Hikayesini kimi bilir, kimi bilmez, hadi geçelim burayı. Başyapıt bahar, hediyesi umut.
Şehir çocuğu olarak doğdum, hani şu ekmeğin ağaçta yetişir diye sananlardan.
Elbette kısa süren bir ahmaklık. Buradan çıkıp ilerleyelim. Nasılsa çocukluğumun bir kaç Hıdırellezi oldu.
Büyükbabam ve anneannemin evine misafir olduğum zamanlardı. Geçmişte kalan…
Hüzünlü anıları da geçelim. Evin karşısındaki meydan gelir aklıma, çeşmenin yanı ulu salkım söğüt. Sabahın en uykulu saatinde yaşlı dallarına tutunmuş salıncak kurulur, bir de oraya oturtulmuş ben. Mayısın ilk günlerinden gözyaşlarıma karışan gülümseme kaldı.
eylül
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder