28 Ocak 2012 Cumartesi

Var öyle insanlar



Kış hakimiyetini ilan etti, İstabul bir gecede beyazlara büründü, bu kez harbiden. Rüzgarın uğultusuyla gelişini haber verdi, duvarları geçen soğuk sabahın nefesiyle uyandırdı tüm şehri.

Ben bu mevsimin eve dönüş kısmını hep sevdim; üşümeyi askıda bırakıp soğuktan uyuşmuş ayak parmaklarını pofuduk terliklerde saklamak ve dumanı tüten bir fincan koyu kahveden aldığın ilk yudumun tadını. İçinin titremesi bittiğinde, damarlarında dolaşan kanı hissediyorsun ve son bir silkinmeyle en nihayetinde soğuk kapının ardında kalır.

Bir de dönecek bir evi olmayanlar var... Görünmezler veya onları görmeyiz. "Çalışsaydı...olsaydı... yapsaydı..." boş kelimeler, ne yazık ki, savurduğumuz... Hikayeler öyle çok ve öyle çok çıkmaz var ki, farkında bile olmadığımız... İnanılmaz trajediler yaşanılır bu hayatta ve hepsine dayanacak bir tek canlı var: İnsan.

Belki elinden hiçbir şey gelmez. Belki cebinde sayılı bozukluğun var sadece, paylaşmak istesen de ekmeğin çok az... Düşlerinde görsen -gidecek yerin olmadığını- kan ter içinde uyanıp korkuyla sarsılırsın, öyle insanlar var bu dünyada... Unutma, İnsan'sın sen...

Belki elinden gelen çok şey var. Belki cebinde cüzdan bile taşımaya gerek kalmaz, varlığın tüm kapıları sadece sana açar... Senin olsun, sarıl iki elinle kendine, düş görmemek için uyku ilaçlarını al... Unutma, İnsan'sın sen...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder