18 Temmuz 2013 Perşembe

Dev Avcısı Jack(Jack the Giant Slayer)

Benim için kitaplarla tanışmak Grim Kardeşlerin masallarından  Alattin'in lambasına, anonim halk masallarından  Dede Korkut hikayelerine, Homeros'un İlyada'sı, Manas destanından Köroğluna
bulaşan heyecanlı  bir yolculuk oldu. Sonrası daha da renklendi lakin masallar, imkansız maceralar hep özel kaldılar.  Keşke  her çocuk hayatın gerçekleriyle yüzleşmeden önce o sihirli dünyanın
kapılarından girip ömür dolusu  hayaller biriktirse. Biraz hayalperestlikten, umudunu yitirmeyen, kocaman yürekli ve çocuk ruhlu, zengin gönüllü, aydınlık insanlardan zarar gelmez... 

"Sihirli fasulye", "Jack'in fasulye sırığı", adı ne olursa olsun velhasıl  bir fasulye sırığı var.  Bu masaldan yola çıkarak Yönetmen Bryan Singer tarafından çekilen son film: Dev Avcısı Jack
(Jack the  Giant Slayer).  Kurgu zenginleştirilmiş: fasulye sırığı  ve devlerin yanında, prenses ve cesur  delikanlı var.  Sahneler güzel, sıkmayan, ailece izlenecek mutlu sonu olan bir "masal".

Devler ve insanlar arasında yaşanan bir savaş ve kahraman kurtarıcı Erik efsanesi ile büyüyen prenses İsabelle ve çiftçi Jack  kaderleriyle yüzleşirler.  Elbette bir de  karanlık, açgözlü Roderick.
Roderick'in kendisi kadar karanlık sırları var. Devlerin mağlup edildikleri asırlar öncesi savaş bir daha tekrarlanmasın diye bir devin taş kalbinden bir taç yapılmış ve sihirli fasulyelerle birlikte
kurtarıcı  kahraman Erik'in ölümü  ile mezara gömülürler.  Roderick taç ve fasulye tanelerini gizlice çıkarır, amacı devleri bu taç ile dize getirip(ki öyle bir etkisi var) tüm dünyanın hükümdarı
olmak. Plan bir yere kadar gerçekten işler. Heyecan, macera, tehlikeler; sıkılmadan izlenecek bir film.

Filmin bir yerinde farklı bir bakış açısı ile aklıma düşenlere baktım. Önce hoşuma gitti, üstelik ilk kez olmayan bir durumdu. Absürd bir hikayenin gerçek ile kesişmesi söz konusuydu. Sonra... 
Savaşlar kanlı, kirli hesaplı, acımasız ve yıkıcı, lakin özgürlük, vatan, onur için savaşa gidilir.  Bu filmde devin taş kalbinden dövülen taç anlatılırken geçen birkaç cümle benim için ürpertici oldu. 
Tacın öyle bir etkisi var ki, Roderick onu taktığında devler ona sorgusuz sualsiz itaat edip kralları kabul ettiler.  Belki alakasız, belki saçma görünebilir fakat nasıl olursa olsun bu benim düşüncem:
aklıma-nasılsa- düşen seçimler ve iktidarlar oldu.  Demokratik biçimde seçim propagandaları ile etkilenir sandığa gideriz ve oyumuz bir iktidarın tacı olur...  Paranoyak mıyım ne?..

Ata Demirer'in "Eyvah, eyvah" filminde dediği güzel: "masallar, masallar..."

eylül


2 yorum:

  1. Ben de bayılırım masallara, masaldan uyarlanan bu tür filmlere, bu arada kesinlikle paranoyak değilsin, günümüze o kadar uymuş ki konu...! İzlenilesi bir film tabii senin, benim gibi masal severler için:)
    sevgilerimle Eylül'cüğüm

    YanıtlaSil
  2. " Dünyanın Cehennemi, -iktidarıyla, muhalefetiyle, taraftarlarıyla- siyaset!.."

    YanıtlaSil