20 Ekim 2013 Pazar

Bir Insanı tanımak sizi şaşırtabilir

Eskiden olduğu kadar olmasa da bulmaca çözme meraklısıyım.  Bir nevi beyin jimnastiği; eğlenceli ve bir o kadar gıcık bir oyun.  "Tanrım, bu kelimeyi biliyorum "deyip bir türlü anımsamamaktan gelir gıcıklığı.  Yolculukta,  elektriğin kesildiği soğuk kış gecelerde, can sıkıntısına iyi gelir bulmaca çözmek.  Eh, benim için öyle.
Odaklanamadığım zamanlarda ise gazeteyi kargacık burgacık zoraki çiziktirdiğimde hafiften bir alışkanlık işkencesi olmadı değil. Herneyse, herşeyi bilmek zorunda değilim ya.

Bir insanı tanımak bir türlü tamamını çözemediğin devasa bulmacayı kafana takmak gibi. Düşündüm de, iyi ki  bunun mesaisi sürekli değil, oldukça eziyet verici bir durum olurdu.  Zaten mümkün mü ki a'dan z'ye birini tanımak?..
Davranışlar, tepkiler, alışkanlıklar bir yere kadar fakat iç dünya, ruhun gizemi çözülemez.  Buna rağmen acele karar verilir, önyargılar oluşur ve bütün bunlarla kimi zaman upuzun, kimi zaman kısacık denilen hayat son bulur.
Bir insanı tanımak zor. Her ne kadar tanıyorum deseniz de gün gelir sizi şaşırtabilir ve o an aklınızdan geçen tek düşünce onun yabancısı olduğunuz...

Bu insan hayatınız boyunca en yakınınızda olan biri olabilir. Anne, babanız, kardeşiniz. Belki de eşiniz olabilir. Aynı sokakta büyüyüp yaşadığınız, aynı evi paylaştığınız, gizlinizi saklınızı hatta ekmeğinizi paylaştığınız can dostunuz olabilir. Ve siz onu tanımıyorsunuz.  İç dünyalarınızı birleştiren köprüde buluşmamışınız, anlamak için gayret etmemişiniz, empati kurmamışınız demek.

Bir tabir var, duymuşsunuzdur: " kitap gibi" diye ve " oku, oku bitmez".  Bir insanı öyle tarif ettikten sonra hakkında ne düşünebilirsiniz?..
Bir de tanıyamadıklarınızı düşünün... Önyargılarınızda erittiğiniz, varlıklarını bile  görmezden, duymazdan geldiklerinizi düşünün.
Bu yüzden zaman kaybetmeden üstünkörü ilginizi dürüstçe gözden geçirmelisiniz.
Yakınınızdaki yüreğe ilk siz dokunmalısınız, bu hayatta sahip olabileceğiniz tek muhteşem hazine bu. Bir insanı tanımak ona değer vermektir. Ne ile karşılaşacağınız ise apayrı bir konu.  Insanız işte...
Zaman tükenmeden önce söylenmeyen sözler kalmamalı...

eylül



2 yorum:

  1. Eylül'cüğüm zordur gerçekten, ancak değer vereceğimiz kişiyi çok dikkatli seçmeliyiz...sonradan pişman olmamak için değil mi?...bu şarkı çok güzel nerede o eski şarkılar dedirten bir şarkı...

    YanıtlaSil
  2. Çok doğru... Her söz, zamanında söylenmeli...Her söz bir zamana ait. Zamansız söylenen her söz, aitsizdir, yanlışdır, doğru ilerleyen bir çarka sokulan bir çomaktır... Dediğin gibi: "Zaman tükenmeden önce söylenmeyen sözler kalmamalı..." 'Söz'ün zamanı geçmeden, zamanında...

    YanıtlaSil