9 Nisan 2016 Cumartesi

Hayat öyle böyle yaşanır, başka yolu yok


Bir aydınlık tarafı var Ruh'un, bir de karanlık; seçim senin...

Hava güzel, tabiat yeşillere bürünmüş, kuşlar cıvıldaşır, bahar kaygısız ve hafiften sarhoş, İstanbul cilveli, daha ne olsun?..  Yaşa be! Yaşa şu hayat denen mecburiyeti.
Acıların, sevinçlerin varlığında yaşa, ne olsun!?..  Bir tek mucizevi nefesin yetmez mi? Yaşa işte, nefsin kıyametini...
Bil ki, seni tutan/koyveren insani hırs ve kaygın. Bil ki, seni yargılayan egondur.  Bil ki, bilmen için aydınlığa dokunman gerektiği. Hayatta kazanmak için karanlığa teslim olman gerektiğini bil.  Var olma sebebini anlayabilmen için bil. Sen herşeye rağmen, yeter ki bil...

Umutsuz olmak için şartların tümü bir araya gelmiş. Yaşamı satın almak için şeytan elinden geleni yapmış.  Kelimeler satılık, kelimeler hançer, edebiyat hain ve hayat külfet.
Oysa. Tabiat, bahar, İstanbul güzel. Yaşamak nimet...

Gel de küfretme gelmişine geçmişine... Olsun. Sen yine de bil. Karanlık korkar bilenden.

eylül





















1 yorum:

  1. "...Hayatta kazanmak için karanlığa teslim olman gerektiğini bil..." Kaybetmek için buradayım; Ruhumun tüm aydınlığıyla... Demagoji yapmıyorum; kısır döngüden bende ki ukalalık, ama hayatın içindeki hiç bir şeye güvenim yok... Tek güvendiğim Aşk.

    YanıtlaSil