Bu Blogda Ara

24 Kasım 2018 Cumartesi

Öğretmenler Günü


ilkokuldaydım, annem, sınıf öğretmenime mahsus, bizim aile için lüks sayılan bir kutu çikolata sipariş edip elime tutuşturmuştu. öğretmenim hiç bir hediyeyi kabul etmedi, çiçek buketleri hariç. 
yıllar sonra, öğretmenlik yaptım. kısa bir süre için de olsa. ilköğretim okulunda ilk okul ikinci sınıfta stajyer olarak başladım. devamında orta okulda yabancı dil. güzel yıllar. birkaç kez okul müdürü ile tatsız konuşmalar oldu. sebep: stajyer olduğum zamanlarda öğrencilerimle tiyatro sahneleme gayretlerimden(!?), orta son öğrencilerim ders zili çalmasına rağmen bir türlü sınıfı terk etmemeleri gibi. 
müfettiş olarak gelen fizik öğretmenim de cabası. idealist bir tip. birkaç dakika geciktiğim için tüm öğretmen kadrosu önünde azar dinlemiştim. sonradan gönlümü alması ayrı. ah be hocam, ben sizi anladım, el anlamaz... 
herneyse. öğretmenliği istemeyerek bıraktım. lakin, içimde bir öğretmen var, farkındayım. 
bugüne gelince. isterdim ki bu mesleği icra eden, basitçe: bu iş ile geçinen her kimse, derim ki: dönüp bir içine, kendine, yaptığına bir baksın. derim ki, yetiştirdiklerine bir baksın. öğretmenlik eğer sadece geçim kaynağı olduysa, eyvah ki ne eyvah...

eylül

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder