Bir gün, gerçekten pes edeceğimi düşünmemişim. İyimserlik gözlüğümü kaybettim belki. Ruhum yorulmuş olmalı. Öyle olmasa, hayat bir avuntu der miyim?
Gizemli bir oyunun içindeyiz. Avunduklarımız, aldandıklarımızla. Böyle yazınca, düşünceler içten ve gerçekçi görünmez, farkındayım. Yetimiz kadar katılırız fikirlere, ne söylersem söyleyeyim, ne yazarsam yazayım söylediklerim ve yazdıklarımın anlamına vakıf olacak bir tek ben varım. Çoğunlukla.
Anladım ki, yüreği ile değil öğretilmiş, yaşanılmış ile var olur bir çoğumuz. Hüsran mı? Evet. Benim için. Olsun, keşfetmeye inanırım. Bilgiye, araştırmaya, kuşkuya, tespite...
Hayaller varken hayal kırıklığı olacak elbette. Hiç vaz geçmedim hayal etmekten. Hiç geçmedim gerçeklikten. Uyumsuz iki eleman. Yine de kol kola yürüyen.
Hayattan vazgeçmek daha kolay geldi. Bana ait olmadığından ve ben de ona. Bu yüzden kolay.
Sıkılırım, bazen değil, çokça. Dayatılandan, empoze edilenden, güya iyilikle tavsiye edilenden. Benim için doğru olan bu. Kendini bilene doğru olan bu.
Yanılgımı kabul etme safhasındayım. Benzerliğimizde yanılmışım.
eylül
"...Benzerliğimizde yanılmışım..." Hayat dediğin, Senin dışında kalan her şey... 'Senin dışında'... Ufacık benzerlik bile 'benliğinin yok olma başlangıcıdır... Bunun farkında olarak ruhen çok mutlu, ama bedenen çok yorgunum... Bu gezegenin yaşam şekli olan nefes ile sonuna kadar devam... Farklı bir evrende farklı bir biçimde yeniden var olursam ruhumun sonsuzca yanı başımda olması tek isteğim, umudum.
YanıtlaSil