Bu Blogda Ara

15 Şubat 2022 Salı

Yazdığın her cümle

 Yazdığın her cümle tutsaklığın olur 



Hayatının herhangi döneminde eline kalemi alıp hislerini kağıda  dökmeyene az rastlanır.  Masum çocukluk, toy ergenlik, gençlik ve erişkinlik çağlarında insan çiziktirir, yazar.  Uyaklı uyaksız dörtlükler, sevgiliye mektuplar, günlükte uzun uzun iç dökmeler hatta duvar yazılarında itiraflar, her biri insanın kendini  ifade şekli.  Oysa yazmak kolay değil.  Çalakalem ya da düşüncelerin sağlam rehberliğinde  de olsa yazmak başka bir şey.  Başdöndürücü, akla zarar bir delilik hali.  Edebiyat,  gerçek ve kurgunun buluşması. Tam burada insanoğlu yazdıklarının iyileştirici mi yokedici mi olmasını belirleyecek gücü keşfeder. İnsan, iyi olabildiği kadar kötü bir canlı.


Zordur yazmak, kolay olan akıl ve mantık devre dışı bırakılarak dile gelenleri yazıya dökmek.  Bir amaç uğuruna edebiyat yapılmış olur oysa yazı hür olmalı, bağımsız, kişiye dair ve de evrensel.  Yazı saf, kirlenmemiş, alıntısızken okuyan tarafından yazılmışçasına  olmalı.  Yazmak, küçümsenen lakin  zor iş.


Bir yazı yazarsın, hayaller ukdeler diye, pişmanlık diye okunur. Bir başka yazıda bir bakmışsın ki kurgulanmış hikayenin içine yerleştirilmiş yargılanmışsın.  İsyanını haykırıp damgalanırken “Sus” diye   üstüne çöker karabasanlar, içine kapanırsın.  Cümleler, paragraf paragraf birikir. Parmaklarının ucundaki  hikayelerle sessizliğe sığınırsın. Cesaretin önyargılara yenilir, yazmaz olursun.  Kelimeler beyninde uğultu oluverir, duymak istemezsin. Görmezden gelip yazmazsın. Oysa gönlünde yer edindiyse, nereye kadar kaçabilirsin?   Yüreğine dokunan bir fotoğrafa baktığında , dinlediğin ezgi içini titrettiğinde, çaresizlikle göz göze geldiğinde sayfalarca dökülürsün.  Yazmak böyle bir şey.


Yazmak, heceleri biriktirmek olur.  Kelimeletin anlamını açıp göstermek. 

Derine gömülmüş hazineyi kazıp çıkarmak, sergilemek gibi.  

Yazmak bambaşka bir eylem.  


eylül




1 yorum:

  1. Murathan Mungan'ın dizeleri, YeniTürkü'nün ezgisi bu durumu sanki güzel özetliyor gibi...

    "Ya dışındasındır çemberin
    Ya da içinde yer alacaksın
    Kendin içindeyken kafan dışındaysa
    Çaresi yok kardeşim
    Her akşam böyle içip, kederlenip
    Mutsuz olacaksın
    Meyhane masalarında kahrolacaksın
    Şiirlerle, şarkılarla kendini avutacaksın
    Ya dışındasındır çemberin
    Ya da içinde yer alacaksın"...

    ...olmuyor; hayat çemberin içinde tutarken bedenini, düşüncelerini, ruhun çemberin dışında, umutla 'seni' bekliyor...

    YanıtlaSil