Bu Blogda Ara

16 Mart 2022 Çarşamba

Masallardan Hayat - Tuzak


 Sıradan bir hayatım var, bir çok kişiye göre sıkıcı denebilir. Rutinlere kapılmış akıyor zaman.  Kalabalığın içerisinden herhangi birisiyim, bundan rahatsızlık duymadım. Özgüvenim, vicdanım yerinde, kendi mütevazi yolumdayım.  Öğretilende kaybolmadım,  onu sırt çantamda sakladım. Anlayacağın, Hayaller Ruh’a, gerçekler Hayat’a dair deyip  hayıflanmadan yürüdüm. 

(Bunları okuduğunda  laftan ibaret diyeceksen   bil ki umurumda değil, seni tanımıyorum, sen de beni.  Sonuçta düşüncelerinle beni yargılar sonra unutursun. Bu arada, “Şey” olan ben olurum. ) 


Hayatta olmak Zaman ile sınırlanmış  dram  aksiyon.   Bazen şüpheli derecede  sakin, bazen gerilimli, çokça ise olağan,  iyi kötü belli anlayacağın.   Kabaca: bu filmi ben seçmedim, içine düştüm. 

İğreniyorum hayattan. Ayna, ayna: sorarım, var mı daha üçkağıtçısı , daha oyunbazı ondan? Zaman ayarlı kendisi, bunun farkına varmak ise, sıkı dur, gecikmeli.  İyi, tamam, unutalım. 


Düşündüm de, harcayacak ne çok vaktim varmış meğer.  Diyeceksin ki : “biriktirip kenara koyacağını mı sandın?”. Ne bileyim, bilmekle de alakası yok ya, velhasıl sayacı okumuş hayat. Tam oldum diyecekken  faturayı da göndermiş: İnişler, çıkışlar, gözyaşı ve kahkaha, anlayacağın, hepsi bir arada.  Aah be Hayat. 


Sinir olurum bazı  davranışlarıma, bazen ise varoluşuma.  Kimbilir, asabiyetim belki kendimi görmezden gelmekten. 

Deli deli çalkalanıp durulur  iç dünyam. Fırtınalar sonrası,   en sevdiğim,  şeffaf sükunet.  Derinlere dalarım, sonra yavaşça saf hüzünde  boğulurum.  Böyle bir nezaket yok… 

Kendimi “olmaz öyle” diye söylenirken yakalarım. Sonrası değişmez;  içimden dışıma isyan edip bir yanıp bir  sönerim, hep kendi kendime.  Nefesin mucizesine ihanet mi, yoksa ruhun  terki mi olmuş Hayat  denen  bu kıyamet, durmadan sorar dururum özüme.  Aah.

Bir duru an’ın kucağındayım. Sorular ve cevaplar ise çılgın  harp halinde.  Kelİmeler kanatlanmış… 


eylül

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder