İnsan varlığına saygı duyarım -yanlış anlaşılmasın -kişiliğine, karakter veya karaktersizliğine değil.
Şu eskitilmiş gezegenin üzerinde, sayısı belli milliyette, farklı renklerde, farklı siyasi oluşumların etkisinde olsak da sonuçta insanız hepimiz. Farklılığımız coğrafya, dil, din, ırk, renk lakin insanız hepimiz. Hayat benzer biçimler ile, duygular benzer renkler ile uğrar her birimize.
Yoruldum. İnsan denen varlığın beni hayal kırıklığına uğratmasından bezdim. Evet, bunları yazıp söylemekten bile yoruldum. “Ben kimim ki?” diye kendimi sorgulamaktan, “bunlar da geçecek” diye avunmaktan, “neyse” diye katlanmaktan yoruldum.
Feminist olmadım, değilim, fakat kadının yeri ve adı sabitlenmediğinin farkındayım. Aslında yeri de adı da gösterilmeye dayatılmaya çalışıldığının da çok farkındayım…
Benim derdim İnsan. Büyük harf ile yazılan İnsan. Kadın veya erkek değil.
Anlamakta zorlandığım şu: neden bu yaşlı gezegende huzurlu ve mutlu, refah içerisinde yaşamıyoruz?
Cevap: sistem.
Soru: neden? Herkese yetecek toprak, su, hava mevcut. Neden?
…
Sessizlik gelir. Çünkü.
eylül
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder