Bu Blogda Ara

30 Ocak 2026 Cuma

Oyun

       Fena sıkışmışım, yerimden kıpırdamıyorum. Televizyonda aksiyon polisiye karışık dizi, yaralınanlara, ölenlere ağlıyorum. Bilinçsizce, içimden gelerek.  Anlıyorum, sebep gerekmiş buna.  Dolmuş taşmış baraj gibi patlıyorum. Bir şeyler ters gitmiş, belki eksik olan var.   Sadece nefes alıyorum. Farkettim ki, derin derin nefesleniyorum.  Nedenini sorgulamıyorum, peki neden üzgünüm?

    Günler  önce birkaç cümle karalayıp yapay zekaya sundum, bana hikaye yazdı.  Güldüm. Sonra ürktüm.  Daha sonra öfke duydum.  Kendimizden, kelimelerimizden uzaklaştığımız için yandım.  En azından bu işlerin insanı olmadığımı anladım. Tesellim bu.

   

     Kim kimi kandırıyor diye deli deli düşünmekten, analiz ve yorumlamaktan bitap düştüm. Tükeniyorum. Elimden gelmeyenlerin tutsağı olmuş gibiyim. Sanki yapabilecekmişim gibi kurguların sanalındayım. Oyunun en ama en yıkıcı olanı. Oyun mu?..

Ne diyebilirim ki? Bir yanılsamanın içinde miyiz?.. 


eylül

1 yorum:

  1. 'bir yanılsamanın' içindeyiz; evet. Ama bir sonun içinde değiliz, sonsuzluğun içindeyiz... Bu geçici kısa anın içinde yaşanan acıları, değersizleşmeleri, görünmezlikleri büyütmeden, sonsuzluğun içindeki ruhu, geçici hayata dair düşüncelerle yormadan sessizce ve yürekten gülümseyerek yola devam etmek gerekir... İçini ferah tut; hayat tarafından değersiz, yok sayılan doğrularından vazgeçmeden... Doğal olan kelimelerimiz bittiğinden değil, hayat fena halde 'Yapay'laştığından sessizliğimiz...

    YanıtlaSil