Bu Blogda Ara

Taranmış düşüncelerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Taranmış düşüncelerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2026 Cuma

Oyun

       Fena sıkışmışım, yerimden kıpırdamıyorum. Televizyonda aksiyon polisiye karışık dizi, yaralınanlara, ölenlere ağlıyorum. Bilinçsizce, içimden gelerek.  Anlıyorum, sebep gerekmiş buna.  Dolmuş taşmış baraj gibi patlıyorum. Bir şeyler ters gitmiş, belki eksik olan var.   Sadece nefes alıyorum. Farkettim ki, derin derin nefesleniyorum.  Nedenini sorgulamıyorum, peki neden üzgünüm?

    Günler  önce birkaç cümle karalayıp yapay zekaya sundum, bana hikaye yazdı.  Güldüm. Sonra ürktüm.  Daha sonra öfke duydum.  Kendimizden, kelimelerimizden uzaklaştığımız için yandım.  En azından bu işlerin insanı olmadığımı anladım. Tesellim bu.

   

     Kim kimi kandırıyor diye deli deli düşünmekten, analiz ve yorumlamaktan bitap düştüm. Tükeniyorum. Elimden gelmeyenlerin tutsağı olmuş gibiyim. Sanki yapabilecekmişim gibi kurguların sanalındayım. Oyunun en ama en yıkıcı olanı. Oyun mu?..

Ne diyebilirim ki? Bir yanılsamanın içinde miyiz?.. 


eylül

25 Ekim 2023 Çarşamba

Nazım’ın dizeleri

 Okul yıllarımda ilk okuyuşumdu, Nazım Hikmet’i.  

Sonra, zaman akıp hayatımın içinden geçti.  Nazım şiirlerini okudum, gördüğüm yerde beğendim, ağladım, gözyaşı döktüm. 

Ailemden uzak büyürken, yatılı okullarda, eve her gelişim bayram olmuştu. Tatil, ne kadar kısa olursa olsun,  kocaman bir nefes alışı gibiydi.  Annemin çocukluk arkadaşlarını, aile dostlarını yıllar sonra tanıdım (bilmek başka tanımak bambaşka). Annemin hastane günlüklerine amansız hastalığı yazılmasının tanığı olmak yeterince sarsıcı olmuştu. Mesafenin cilvesi.  Şimdi, keşkelerin kabusundaymışım gibi; keşke daha fazla kalabilseydim, keşke tek başıma olmasaydım.  Sonuçta, olacaklar kontrolümüzde değil, üstelik sınır ötesi sözkonusuysa, hiç değil.  Annesinin, babasının kızı olarak yetiştirilmedim. Ayakları üzerinde, özgür iradesini kullanan birey olmamı dilemişler. 

Nazım demişken, onu Sofya havaalanında karşılayan aile dostlarının söylediği; yazılan çizilenler misali : Dev gibi,  gözlerinde masmavi  gökyüzü… 

eylül




1 Ekim 2023 Pazar

Hayat

  Hayat hakkında yazıyorum, konuşuyorum ve  düşüncelerime yerleşmiş olmasına söyleniyorum.  Hayat işte, insanın yaşam süresini taşıyan lokomotif.  

  Yaşamakta farklı, yaşanması değişik.  Savrulursun ortasına, yön bulmaya çalışır, çıkışı bulmak için kaybolup durduğun bir labirent misali hayat. 

Bazen uzun gelir yaşam süren, an olur bitsin istersin. Bazen ise  uzatmaları dilersin.  Nasıl bir ikilem ise... 

Umutların, hayallerin, tüm yapmak istediklerin sırt çantanda biriken yükün  olur. Ağırlaştığında  tek tek çıkarıp atmak zorundasın.  Hayat işte.  

eylül







6 Ağustos 2023 Pazar

Mutlu

 Mutlu olmanın mutlu etmek ile bağı var.  İçini kabartan hisler yüzüne yansıyınca anlar insan. Saliselik bir aydınlanma olur birilere,  başkaları için ise yüzyıllık gülümseme. 

İnsan. Ne kadar yalnız ve ne kadar kederli bir varlık.  Yalnızlığını kalabalıklarda kaybeden, kederini yalanlarda saklayan.  Yüzyıllardır değişmeyen kader. Zaman ve teknolojiye rağmen. 

Oysa. Mutlu olmak bir durum değil… 


  


22 Şubat 2023 Çarşamba

Bir gün yeniden

 Gündeme bakıyorum ve keşke bakmasaydım diyorum. Acı, öfke, şaşkınlık ve inanılmaz ağırlıkta acı ile  başkaların adına utanıp, başkaların adına ölüp diriliyorum. Bu kadar karanlık, bu denli çirkinlik nerelerde saklanmış olduğu  aklım almıyor. Sırf  iktidar için, para ve mal mülk için, hükmetme gücü için insanın insana ettiklerini aklım almıyor.

 Mesele akıl demek, özgür irade demek. Akıldan korkanlar, özgür iradeyi yoketmeye çalışanların meselesi. İnanç demesin kimse, sakın! İnanç bu değil. Yalanlar ile bir ülkeyi ele geçirmek,  şahsi çıkarlar için yağıp esmek, küfürlerle insana saldırmak, devletin milletin  malını yağmalamak, kendinden olmayanı  iftiralarla, düzmece suçlamalarla karalamanın tek izahı olur: basit  adilik. İnanç ise adil, kul hakkı yedirmez, devlet malına çöktürmez, canlara kıymaz. 

‘Ahlak yoksunu sürülerin çobanları’, tarih birilerini öyle anacak. Umurunuzda olmayabilir ve bunun hiç önemi yok. 

19 Ekim 2021 Salı

Yalan Dünya

 İnsanlığına yumruk yumruk dalar  hayat.  Canının  acısını kader diye yutkunursun. Git yukarı, dön aşağı ömür denen değirmende öğütülürsün.  “Hadi oradan “diye haykırsan da yine şüphen kendinden yana. 

Filmlerde, dizilerde sergilenen insanlığa salya sümük ağlayıp inanırsın ya…  Sana ne desem, bilemedim ben. Tut ki dedim, seçen sensin. Yol versem, niçin diyen sensin. Aş sunsam yetmez diyen sen. Horlanan, ezilen, hiç diye sövülürken itaat eden sensin.  Ne diyeyim sana ben insan. 

eylül




3 Ekim 2021 Pazar

Eylül


Yaz toplanıp gitti.

Terliklerini, mayolarını, plaj şemsiyelerini, hasır şapkalarını alıp gitti.  

Şikayet etmedim, döneceğinden bildiğimden. 

Bu yaz, yaşıma bir yıl daha eklendi.

Bir eksi puan ekledim defterime, şikayet etmeden,

öyle olması gerektiğinden.  

Bloguma bir yazı daha ekledim,  kelimeleri özgür bıraktım,

tutmadım, tutamadım değil.  Bir fotoğrafı çok beğendim,

masaüstü arka planı  yaptım hemen.  

Uykum kaçtı, kalkıp pencereden baktım,

uzun bir yolculuğa çıktım.  Uyandım, hayatın ninnisinden silkindim,

kendime baktım, seni gördüm...

Seni nasıl için için özlediğimi yüreğimle gördüm.

Göz çukurlarım sızladı, boğazımda hasretin düğümlendi.  

Bulut doldu içime sanki,  ağırlıksız, yerçekimsizdim.

Kollarındayım, Sen'dim...

Yaz gitti, tüm diğer mevsimler gibi.

Çocukluğum, oyuncaklarım,  büyüdüğüm şehir ömrümden geçip gitti.  

Yüzleri, sesleri, kelimeleri - hepsini zaman sildi.

Kitapların sayfaları sarardı, siyah beyaz herşey renklendi.

Şarkılar, filmler, oyunlar tekrarlandı, yaşamlar bitti.  

Ne olmuş, sadece bir mevsim bitti... Olması gerekendi.

Ömrümden bir yıl daha gitti, şikayet etmedim,

Yaz bitti… 


eylül

8 Haziran 2020 Pazartesi

Siyasi görüşü olur insanın

Siyasi görüşü olur insanın. Nasıl mı?  Bence oldukça basit. Yaşam şeklindeki tercihler,  insan hakkında fikri ve anlayış tarzı, davranış psikolojisi, az biraz eğitim çokça aydın olma, kişilik yani karakter oluşumundaki etkenler gibi olgular siyasi  duruşu belirler.  Bu demek değil ki bir siyasi partide üyelik v.s. Toplumsal hayata bakış felsefesi  asıl belirleyici unsur.
Siyaset ya da politika. Poli ( Yunanca) çok anlamında , politika olduğunda çok yüzlü anlamı alır.
Besbelli ki siyasetin ikiyüzlü olduğu malüm.

Bana gelince. Siyaset hakkında yazı yazmak, siyasetle haşır neşir olmak tercihlerim arasında değil.
Oy sahibi olunca ister istemez gündeme hakim olma zorunluluğu gelir. Bu da bilincin koşulu olmalı.
Üç maymun kulvarında kalmak insan olarak onur  kırıcı. Görüşüm bu.   Siyasi fanatikliğin açılımı sorgulamadan, yargıya varmadan, birilerinin söylev ve eylemlerini kayıtsız şartsız kabullenmek olur.
Peki, bu işin neresinde özgür irade, akıl, mantık ve adalet var?

Not:  yazıya devam etmek... etmemek... falan filan

eylül