Geçen günler bir gönderi başlığına takıldım, “simülasyonun içindeyiz” .
Üstünde durmadım oysa gülümsetti, istemesem de düşündürdü. Doğuyor, yaşıyor, ölüyoruz. Oyuncuların değişimiyle süregelen bir döngünün içindeyiz. Olanaklar, lokasyon, ırkımızı seçme hakkımız olmadan doğuyoruz.
Koşullar kulvarımız olup sınırlarımız elverdiğince ‘yaşıyoruz’. Yetinip şükretmek yahut isyanlarda kavrulma özgürlüğümüz olur. Acaba, bir simülasyonun içinde miyiz?..
Hiç oralara girmeyelim, canımızı üzmeyelim derim. Mesele insanın insana ettiği.
Konu uzun, yorucu, yıkıcı ve sır değil.
eylül
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder