Bu Blogda Ara

İnsan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnsan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2026 Salı

Hepimiz oradaydık

 Günebakan

Evvel zaman içinde, dostlarAğaçlara ev kurardık,Haklı bir düş içindeBir yere bir göğe bakardık.
Gönlümüz kuş gibiydi, dostlar,Dünyaya kanat açardı.Tutsak değildik zamana,Başına buyruk yaşardık
Çocuklardık, parlak yıldızlardık o zamanAy büyülüydü, yakamoz,  denizArdından koştuğumuz o baharlar.
Çocuklardık, parlak yıldızlardık o zaman,Artık dönemesek de geriyeArdından koştuğumuz o zamandır.
O zaman bu zamandır, dostlarNe ister, neyi özleriz?Denizini arayan akarsulara benzeriz.
Pencereler bırak açık kalsın,Geceleri yağmurlar yağsın,Günebakan düşlerimiz yağmur sesiyle çoğalsın.
Çocuklardık, parlak yıldızlardık o zaman.Ay büyülüydü, yakamoz, deniz,Ardından koştuğumuz o baharlar
Çocuklardık, parlak yıldızlardık o zamanArtık dönemesek de geriyeArdından koştuğumuz o zamandır.





19 Temmuz 2022 Salı

Tekerrür edermiş ve hala umut var

 Şaşırmadım, sarsılmadım, sanki buna hazırmışım gibiydi.  

Durakta bekliyordum bugün. Aslında oturduğumuz ev yürüyerek gidilecek bir mesafede, lakin yokuş.   

Ne kış çekilir çilesi, ne de yaz.  

Cebimde minibüs ücreti hazır, bekliyorum. Bir yandan maskemi hazırlıyorum, malüm, yine korona hortlatılmış. 

Yaz sıcağında maske de ne! diye söylene söylene bekliyorum, kaç çeyrek geçti…

Selam verdi bir çocuk, bildiğim tanıdığım değil, içgüdüsel başımı salladım. O an düştü aklıma geçmişten bir anı. 

Onun yaşlarındaydım sanırım. Yürüyoruz annemle. Nereden gelip nereye gittiğimiz yok aklımda. Yolu hatırlıyorum, annemi, beni görüyorum. Sonra,  annemi selamlayan çocuklar geliyor.  Saygıyla. Edep ile. 

Kalbimin atışını unutmadım, gurur ile.  Oysa tanıdık bile değildiler. 


eylül


1 Haziran 2021 Salı

Süper me

Fantastik komedi türü film ilk olarak 9 nisan 2019 yılında Çin’de gösterime girer.
Yönetmen ve senaryo yazarı: Zhang Chong
Oyuncular: Darren Wang, Song Jia, Cao Bingkun, Wu Gang

Filmin konusuna gelince: 
Fantastik kurgu giydirilmiş insan egosu patlamaları. En azından benim görüşüm bu. İlk sahneler sıradan gibi görünse de devamında izleyiciyi  çarpıcı zihin yolculuğuna çıkarır.  Son sahneye kadar eksik olmayan   aksiyon ve gerilim belki de kimimizi küçük de olsa şüpheye düşürebilir : acaba sadece süper kahraman filmi mi seyrediyorum? diye.  Fakat esas konunun farkına varmak çok da zor değil. 

 izlenilesi bir yapıt;  mantığın ‘çevirisiyle’





17 Mart 2021 Çarşamba

İnsanın zoruna giden şeyler

 Ekşi sözlük başlığıdır.  

Herkes için cevabı değişir. Ne dersek diyelim, eksik kalır  çünkü zorumuza giden çok şey var. 

Empati yapamayan insanlara ne demeli? Kendini senin yerine koyamayan.

At gözlüğünü takanlara ne denir? Sağını solunu, önünü ardını göremeyenler. 

Hep o yapmıştır, hep o haklıdır, hep o bilir modunda olanlara ne demeli?


22 Haziran 2019 Cumartesi

Herşey çok güzel olacak




Bu ne biçim hikaye böyle,
Hasta mısın, nesin bana söyle,
Gel gidelim güneylere 
Yenilenip dinlenmeye.
Deliyim ben aslında
Senin gibisin sevmekle
Deli.

Başarısız olduysan, oldun,
Yıkma kendini, zaten yorgunsun.
Ya bu deveyi güdersin,
Ya bu diyardan gidersin.
Ya vazgeçer, unutursun,
Ya da yolun açık olsun,
Hadi

Bu felek kimine kavun,
Kimine kelek yedirdi.
Sevilip de şımarınca,
Sana derhal bildirildi,
Tabi

Nerde hani o cağnım gözler,
Hani nerde verdiğin sözler,
Boğuldum ben gözyaşına,
Elimi tutan ellerde.
Sorarım kendi kendime,
Elimi tutan ellerde,
Hani

10 Mayıs 2019 Cuma

Mutlu son ile biten iki sinema filmi


Hostiles   - Vahşiler

Christian Bale' in  başrolde olduğu  dram/macera filmini  -itiraf etmeliyim- ilk başlarda ara ara kuşku ile izledim.  Kızılderili ve "Beyaz adam"  konulu sayısız filmlerden en azından birkaç tanesini izlemeyen kalmamıştır.   Filmin ilk çeyreği senaryoda tarafsızlık sınırı korunmuş mudur?, algıyla oynanmış mıdır? gibi cevabını merak ettiğim soruların eşliğinde geçti. Kimbilir, belki böylesine kuşkucu yaklaşımın sebebi  insan aklı üzerinde algı oyunlarının zirve bulmasından. Bunları geçip hikayenin  asıl konusu  ırklar değil, İnsan olduğu görmek müthiş!   Taraf, haklı haksız yok, yazılmamış kurallarıyla hüküm süren katı, acımasız, beklenmedik çıkışlar, inişlerle,  kayıplar ve kazanımlarla dolu hayat var.  Evet, rengini, ırkını seçme şansı olmadan doğar insan ancak  son nefesine kadar vicdan, yürek,  akıl ve özgür iradeye sahip.  





Au revoir la haut

Albert Dupontel'in başrol oynadığı bir dram/suç filmi.  Geçen yüzyıl başındaki savaş sahneleri çok gerçekçi.  Akıcı bir senaryo, sarsıcı sahneler. 
Ve başrolde İnsan: egosu, hırsları, masumiyeti, çaresizliği.  Savaş ve siyaset, kuşak çatışmasıyla iç içe. Bir asır öncesine dair yaşanmışların günümüzde yaşanılanlarla korkunç benzerliğine dikkat!.. Utanç verici. Medeniyet ve insanlık için. 









17 Nisan 2018 Salı

Asırlık oyun: yaşamak. Başlat!


Steven Spielberg yönetmenliğinde "Ready, player one"  geçtiğimiz günlerde gösterime girdi. Steven Spielberg kalitesinde, satır araları okunası bir film. 
Konusu, oyuncuları, yorumlar;  internet üzerinde gayet de kolay edinilebilinir bilgiler.  
Benim konum: yaşamak. 
Hiç kimse, bilgi ile donatılmış halde hayata uyanmaz.  Öğretilir, öğrenir, algılar ve neticede uygular, aykırı tutum sergiler.  Hayat hepimizin, yaşaması kişiye özel.

Gün olur, yana yakıla "neden" diye hıçkırıklara boğulur insan.  Hayat denen oyunun yazılmamış kuralları yüzünden.  Bunu anlamak bile zaman alır, anlamamak da cabası...
Kendi adıma söyleyeceklerim var mı diye sorsalar, cevapsız bırakmam. Kimbilir, en akıllıcası susmaktır belki, olabilir. Ben susmam.

Hayat(nefes) benim.  Donanımım: koşullarım, lokasyonum, soyum.  O nefesin, kaderimi başlatan,  sahibi benim.  Seçimlerim, doğrularım, yanlışlarım sadece bana ait. Etkileri bana dairse eğer, sorgulanmaz, yargılanmaz.  Hayat benim. 
Bir nefes. Bir yaşam. Başlat. 
Yazacağım o kadar çok şey var ki... Bir gün. 


eylül

11 Ekim 2017 Çarşamba

Brimstone - Cehennem


Bu film hakkında uzun uzun yazılabilir.  Bu film, büyük bir kitle tarafından görmezden gelinebilir, bir başka kitle de onu izlemekten vazgeçebilir. Nitekim ilk yarım saatinde başıma neredeyse gelmişti.  Benzetme yapmam gerekseydi; ıssız, karanlık bir yerde kalmaktan kaçınmayı seçmek, derim.  İnsan kendine iyi gelmeyen, üzen  şeylerden uzak durur veya en azından çabalar, böyle bir şey.   Olması gereken ise : yüzleşmek. 
Gerekir çünkü kaçışın sonu olmaz. 

Filmin yapım aşaması, oyuncular hakkında yazmayı düşünmedim.   Odaklandığım, sadece anlatılan hikaye.  Kesinlikle izlenilecek bir yapıt.  Önyargısız. Hayretle ve şaşırmadan. Yer, zaman, ırk, dil, din akla getirilmeden.
Eğer hayat ve varoluş hakkında çelişkileriniz var ise, sorularınız var ise, yanıt bulamazsınız, görebilirsiniz. 


eylül

22 Ağustos 2013 Perşembe