Bu Blogda Ara

12 Ağustos 2018 Pazar

Kendinden öte

Yaparız. Egomuza laf söyletmeyip kendimizden başka herkes ve herşeyde halimizin suçunu arar buluruz. Kolay mı ki sorumluluk yüklenmek?
"Ezik miyiz?.."  dememek için suya sabuna dokunmadan yaşarız. Ya, öyle de oluyorsa... Oluyor. Ne yazık. İmkansızlar aşılmış bu devirde, biz insanlara bir haller olmuş. Oysa devrin suçu ne?..  Şu an aklımın tüm yolları kilit, düşünceler trafiğe takılmış, saatte 30 ile gidiyorum.

Canım acıyor. Acımasa da olur, olabilir. Yeter ki, susturayım yüreğimin  sesini.  Geriye kalan tüm hayati organlarımın sesine kulak vereyim yeter...
Canım yanıyor. İnsanlığımdan dolayı. Utanıyorum, kendimden değil, hayatın kendisinden.  Kolayca kılık, fikir, saf değiştiren hayattan utanç duyuyorum. .

Ne kadar safmışız derken, şüphe duymaktayız.  Akıl oyunlarıyla yenilgiye uğrayıp, yeniliriz. Oysa kazananların her biri güya "bizden". Aklımız oyuna gelir, kabulleniriz.

Herkes bilgili, başarılı, eşsiz.  Edep, saygı, sessizlik değersiz. Ne yazık.  Ölümden öte bir hayat varmışçasına, herkes üstün...  Canım yanıyor.
Derinliğimde acı çekiyorum. Yüzeyde ise hayat hüküm sürüyor...

Kendimiz olarak yaşamıyoruz; okumuyoruz, bakmıyoruz, düşünmüyoruz. Başkalarını  onaylıyoruz. Kendimiz olamıyoruz. Hırsımızdan... Bize ait olmayan hikayelere takılıp içlerinde hapsoluyoruz. Sonra. Kendimizden başka herkesi suçlayıp temize çıkıyoruz. Hayat bizim değil, yaşanmış olanların peşinde gittiklerimizin.   Hayat ne zaman ki ruhumuzda yangınlar çıkarıp yüreğimizi ateş topuna çevirir, bizimdir...
Bir başka varlığın değerinin,  özgürlüğünün kıymetini anladığımızda hayat bizim. Saygıdır diğer adı. Nefese, var olmanın, yaratılmanın saygısı...  Hayata dair maneviyatın tümü bizim...  Yetmez mi?..
Yetmez.  Etrafında dünya dönmedikçe... Kaybedilmiş oyunun içindeyiz. Yenilmeden, teslim olmuşuz. Toptan.


eylül

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder