Bu Blogda Ara

5 Nisan 2026 Pazar

İnsan

 Yozlaşma kök saldı.  Salacak, salıyor, saldı, salmış  aralıkları. Oradaydım ve hala buradayım.  Üzgün müyüm? Muhtemelen çok.  Kızgın? Öyle olsam ne değişirdi?  Umursuyor olmasam üzülmem.  Değil mi?..

Üzgünüm çünkü bu bir yıkım oyunu. Maskelenmiş, hatta makyajlanmış, sinsice tasarlanmış. Sonuçları sebeplerinden doğacak olan bir oyun.  

      Söyleyip, yazdıklarım. Laf kalabalığı gibi göründüğüne neredeyse eminim. Ben veya sıradan herhangi birimizin söyledikleri kayda alınır mı? Komplo teorisi, safsata, akıl almaz… falan, filan.  Böylesi ifadeler gidişat herneyse, kolaylaştırır. 

Hayat, tezatlar örgüsünden mi ibaret?  Ciddi olarak düşündüm. Yanılmadığıma da emin olmak üzereyim, bunca yıl düşünüp, böyle bir kafayı taşımanın ödülü olmalı. 

      Dünya gezegeni hepimizin ortak yaşama alanı, ev.  İnsanın insan yasaları ile barınır olduğu ev.  Acı gerçek.  Sınırlar,  insan elinin çizdikleri. Düşman mıyız birbirimize?!..  Rekabet farklı, iştah geniş, fırsatlar sınırlı, siyaset … ölümcül. 


eylül 




29 Mart 2026 Pazar

Işık


     Kafamın içi arı kovanı gibi. Düşüncelerimi kaydedebilmek  isterdim. Kelimeler, cümleler, oluk oluk paragraflar akarken bir kaydı başlat düğmesi olmalıydı, değil mi?..   

Küçük, sessiz bir isyan çıkmazında kalmış gibiyim. Yanıldım belki, yine de kırılganım, yaralarımı kaşıyorum.

Farkındayım. Olan bitenin, basit gerçeklerin, kaçınılmazın. 

Korku değil, hüzün çökmüş ruhuma, dayanılmaz ağır, taşımakta zorlanıyorum. Hayır, korku değil. 

Anlamak, anlaşılmak değil.  Işığını kaybetmek belki. 

Aklımdan geçenleri seslendirebilsem, yine de eksik kalır ifadeler.  Barışmalıyım. 


eylül 





22 Mart 2026 Pazar

Usulca uyanırken

 Uçurumun kenarında derin uyku gibidir kış mevsimi. Öyle tutkulu ki, buza hapseder güzeli, çirkini… Bembeyaz ölümlerin mevsimi. Kar taneleri  dansı özlenir, fırtınaları korkutur. Kaçışı olmaz, vaktinin öncesi veya sonrasında illa gelir.  Öyle sıkı sarılır ki, canlı ne var ise, donakalır.  Kucağında kim kaldı ise uykunun en sonsuzunda kaybolur. 

   Sevmedim, sevemedim kış mevsimini. Okul yolunda kar beyazlığı  ne kadar eğlenceli  olsa  da eve dönüşümde  parmaklarımın sızısını unutmadım. Kızakların süratinde her ne kadar eğlendiysem de, sevemedim kış mevsimini. Belki sorun bende. 


eylül




8 Mart 2026 Pazar

Ah, kadınlar

Kadınlar günü kutlanıyor, coşku ile, sitem ve umutsuzluk ve… öylesine…  Her yılın  bir günü  ayrılmış. Kadının onlarca sıfatı olur, duyguların farklı çeşitleri.  Kadın sevgili, anne… ve sorun olur.


Yalnızız yine de…







24 Şubat 2026 Salı

Hayat ?!


      Hayat hakında her ne kadar konuşsak boş. Herkesin farklı fikri var, ortada buluşmak zor.  İsterdim ki bu kadar zorlamasa, seçenekleri dayatmasa, bir es verse dilerdim. İstediğini  alamayanların  durumu ne?

     Oysa, çok da seçici değiliz.  Az huzur, çokça Aşk yeter hayatı devirip gitmeye… 

Hayat siyasetten değil,  insanca yaşamak için çabalamaktan ibaret, deneyimlenmiştir…

      Sevdik mi milliyetsiz, sınırsız olur.  Siyasetsiz, hesapsız, yürekten olur.


eylül




1 Şubat 2026 Pazar

Kaybetmek

 Vefa diye tek semt kalmış. Anlaşılan, değerlere tek tek kıyılmış. Derinden, sinsice, kör, yalan, işlenmiş sebepsiz  intikam ile kıyıma gidilmiş. Vahşice, hesapsız ve … kitapsız. 

Öğreniyor insan, eğer anlamanın basamağına ulaşırsa.  Anlıyor insan, eğer gönül gözüyle bakabilirse.


    Laftan ibaret diyenlerin dünyası, yıkım. Çok sesli haykırışların senfonisine sessiz kalanlardır. Duyanların sağır olduğu zamanın parodisi olur hayat. Kıyamet diye tükürüklü söylemlerin peşine takılanların nefeslerini emanet edişleri kıyamet… 


   Anlaşılır dilde konuşsak da birbirimizi anlamaya yetmez.  Yürek gerek, akla, mantığa eşlik edecek. 


eylül