11 Ekim 2017 Çarşamba

Brimstone - Cehennem


Bu film hakkında uzun uzun yazılabilir.  Bu film, büyük bir kitle tarafından görmezden gelinebilir, bir başka kitle de onu izlemekten vazgeçebilir. Nitekim ilk yarım saatinde başıma neredeyse gelmişti.  Benzetme yapmam gerekseydi; ıssız, karanlık bir yerde kalmaktan kaçınmayı seçmek, derim.  İnsan kendine iyi gelmeyen, üzen  şeylerden uzak durur veya en azından çabalar, böyle bir şey.   Olması gereken ise : yüzleşmek. 
Gerekir çünkü kaçışın sonu olmaz. 

Filmin yapım aşaması, oyuncular hakkında yazmayı düşünmedim.   Odaklandığım, sadece anlatılan hikaye.  Kesinlikle izlenilecek bir yapıt.  Önyargısız. Hayretle ve şaşırmadan. Yer, zaman, ırk, dil, din akla getirilmeden.
Eğer hayat ve varoluş hakkında çelişkileriniz var ise, sorularınız var ise, yanıt bulamazsınız, görebilirsiniz. 


eylül

24 Eylül 2017 Pazar

Elmalı soğuk çay ve haşhaşlı çörekler



Elmalı soğuk çay için gerekenler:

0,5 litre şişe suyu
1 adet bardak poşeti Lipton bergamotlu çay 
0,5 litre taze sıkılmış elma suyu
2 yemek kaşığı bal

Poşet çayın üstüne kaynar su eklenir , 15 dakika bekletilir 
Ardından elma suyu ve bal ilave edilir , karıştırılır
Buzdolabında bir gece bekletilir.

 Elmalı soğuk çay sürahiye boşaltılıp içine kabuğu soyulmuş ve dilimlenmiş bir elma , bir kaç limon dilimi ilave ederek aroması arttırılabilir. 

Haşhaşlı çöreklerin tarifi blogda mevcut. Mayalı hamur ve haşhaş ezmesi ile hazırlanır. 








12 Eylül 2017 Salı

Hayatın Şarkısı

 Birkaç gün önce Google+ 'da bir şarkı videosu yayınladım. Annem için. Eski bir şarkı ve orijinali kime ait olduğu tartışılan. Hatta  dava konusu olan. Bazılarımız bu şarkıyı Alla Pugaçova'dan
"Million Alyh Roz" olarak farklı bir hikaye ile dinlemiştir, dans müziği olarak kullanılmıştır.
Ben bu versiyonunu sevdim. İsterdim ki kelimesi kelimesine tercüme edeyim lakin çeviri hatası küçük de olsa yazara saygısızlık olur düşüncesindeyim.


Bu şarkıyı annem için çalmak istememin sebebi kişisel. Yarın annemin ölüm yıldönümü...





Dāvāja Māriņa 

Sözler:Leons Briedis   
Müzik: Raimonds Pauls


Şarkı sözlerini tam olarak tercüme etmektense  kısaca özetlemeyi tercih ettim. 
Şiirdeki kahramanlar bir anne ve kızı. Çocukluğunda ne zaman canı acısa annesine koşup sarılan, teselli bulan küçük kıza annesi acısını unutmasını, üzülmemesini söyler, hayatın ona mutluluk vermesini diler.
Devamında, yıllar sonra annesini kaybeden kızın hikayesi başlar. Ne zaman kendini kötü hissetse, içinde sızı duysa Marina kendine annesinin ona gülümseyerek söylediği şarkıyı söylemeye başlar. 





8 Eylül 2017 Cuma

Kaşar Peynirli Kabak



İtalyan mutfağına dair 'parmigiana di zucchine '  türkçe tercümesi parmesanlı kabak tarifinin kendimce uyarlaması:)  ;  bir de 'parmigiana di melanzane' yani parmesanlı patlıcan tarifi mevcut, bazı internet paylaşımlarında ' patlıcan kuleleri' olarak bulunur. Ayrıca ada ve Beyoğlu meyhanelerinde meze olarak sunulmakta.  Muhteşem!
Marketlerde parmesan ve mozzarella  bulmak kolay, tarifin orijinalini denemek isterseniz, bilginize...



Gereken malzeme:

Üç adet orta büyüklükte kabak
Evde hazırlanmış domates sosu
Eski kaşar peyniri 50 gr
Taze kaşar peyniri 150 gr (peynir ölçüsü kullanılan kabak miktarı ve büyüklüğü ile değişir) 
Zeytinyağı, tuz

Domates sosu:
Zeytinyağı 
2 diş sarımsak
5-6  kabuğu soyulmuş ve rendelenmiş domates
Kekik, karabiber, acı pul biber, tuz, 
1 Tatlı kaşığı şeker 
Önce yağ ısıtılır, ezilip kıyılmış sarımsak kavrulur ve domatesler eklenir, tuz, şeker ve diğer baharatlar ilave edilir. Kısık ateşte ara sıra karıştırarak hafif koyulaşana kadar pişirilir.

Kabaklar boyuna ince  dilimlenir ve ısıtılmış teflon ızgara tavada her iki tarafı kızartılır.
Fırın tepsisine önce bir miktar domates sosu dökülür ve üstüne bir sıra kabak dilimleri  yerleştirilir ve  domates sosu ile sıvanır sonra üstüne dilimlenmiş veya rendelenmiş taze kaşar peyniri ve rendelenmiş eski kaşar peyniri serpiştirilir. Bu işlem aynen tekrar edilir. 
200 derece ısıtılmış fırında üstü kızarana kadar pişer.


30 Ağustos 2017 Çarşamba

30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun!

Kelimeler yetersiz gelir Atatürk 'ü anlatmak için.  Duyguları ifade edememek öyle bir çaresizlik ki...
Sonra birden anlam kazanır bu insani hal;  muazzam bir hayat ve o kısacık ömrün içine sığan  muazzam zaferleri anlatmak, resmetmek, şiire dökmek hep eksik kalır.  Kimbilir, belki  yüreklerin duygu yağmurunda  ıslanmak daha bir anlamlı...

Kutlu Olsun 30 Ağustos Zafer Bayramımız!

Teşekkür ederim ATA'm...